2 Temmuz 2009 Perşembe

10'un hikayesi...


Herkese sevgiler saygılar…Herkesin ilgisini çekebileceği konularda sizlere buraya post etmeye çalışacağım... zaman zaman kendi yorumlarımıda bu postların altında bulunduracağım.. Şimdiden gönderdigim postlara göstereceğiniz ilgiden dolayı sizlere teşekkür ediyorum...
Haydi rastgele diyorum:)Yazılarıma ilk olarak benimde taraftarı olduğum Beşiktaş'taki dün yaşanan bir gelişmeyle başlamak istiyorumm..Delgado'nun sezonu kapattığı söyleniyor...Kimileri üzüldü kimileri tepkisiz kaldı ama ben şahsen insan olarak üzüldüm ama Beşiktaş açısından sevindim açıkçası...neden diyecekseniz.. kısaca bir göz atalım Delgado'nun son 3 yılına...

Matias Delgado....

2006 yılında Basel takımından büyük umutlar ile transfer edilmişti...23 yaşındaydı...

Basel takımında oynadığı dönemde UEFA kupasında Basel onun golleri ve asistleriyle yarı finale yelken açıyordu...

O sezonun sonunda Real Betis, Paris SG, Borussia Dortmund, Fiorentina gibi kulüpler Delgado'nun peşinden koşuyordu....ama o kadar kulüp arasından o Beşiktaş'ı seçti....

23 yaşındaki Arjantinli Beşiktaş'ı basamak olarak kullanacak Beşiktaş'tan da Avrupa kulüplerine yelken açacağı söyleniyordu...

5 Milyon Euro Bonservis bedeli ve kendisine ödenen 1.6 Milyon Euro ile Beşiktaş'ın belki de son senelerdeki en pahalı transferi ünvanını da ele geçirmişti...

Sergen Tigana'nın hışmına uğramış, kartal yuvasından uçmuştu..

Tümer ise kupa finalinde küfür ettiği Fenerbahçe'ye yeşil euro'ları görünce koşa koşa gitmişti...

İşte Delgado tam o zamanda Tümer ve Sergen'i unutturacak bir yıldız olarak bizlere lanse edilmişti...

Delgado 3 sezondur Beşiktaş'ta forma giyiyor...

2006-2007 sezonu Ağustos ayının ilk günlerinde GS ile oynanan süper kupa finalinde izleyenleri kendine hayran bıraktırıyordu mükemmel futboluyla adeta...daha sonraları ligin ilk haftalarında attığı frikikler,şutlar ve verdiği paslar ile adeta iyiki almışız dedirten bir performans sergiliyordu Mattias....Transfer ayının son günlerinde transfer edilen Ricardinho genç yetenek Mattias'ın keyfini kaçırıyor ve Mattias Delgado'nun 10 numara koltuğu sallanmaya başlıyordu....Kendisi ile aynı mevkide oynayan Ricardinho ile beraber oynar mı oyanamaz mı tartışmaları, kendisinin sakatlığı ve Ricardinho'nun zamanla tecrübesini, performansını ortaya koyarak ilk 11 de oynamaya başlaması Mattias'ı formundan tamamiyle düşürmüştü...zaman zaman fizik kurallarına aykırı attığı goller(inönü'de antalyaspor maçında topun gerisinden gelip kesme vuruşu yapması gibi) taraftarlarda bu kadar yenetekli ama neden oynamıyor sorusunu akıllara getiriyordu.

2007-2008 sezonunda Tigana'nın gönderilip yerine Ertuğrul Sağlam'ın göreve getirilmesi ile Delgado için yeni bir sayfa açılıyordu...Ricardinho'dan daha fazla değer veriliyor takım düzeni içerisinde Ricardinho'nun önünde kaleye yakın sahne alıyordu Delgado... Zürich maclarında gösterdigi performans taraftarlarda bu sene galiba oynayacak dedirtiyordu…daha sonra gene sakatlığı sebebiyle oynayamaması ve iyileştiği zamanda istikrarsız performans sergilemesi onunla ilgili olan soru işaretlerını kafalardan silmiyordu… hafızalarda kalan golü ise İnönü'de trabzona attığı frikik golüydü...

2008-2009 sezonunda ise Delgado’nun gectigimiz iki sezondaki başarısızlığı takımın tek ön liberolu sistemine bağlanıyor ve Delgado'nun kaleye uzak oynadığı , orta sahaya gelmek zorunda bırakıldığı için beklenen performansı sergileyemediği iddia ediliyordu…Takım yeni sezonda çift orta sahayla oynamaya başlamıştı. Delgado'nun takımda daha fazla sorumluluk alması adına kaptanlık pazubandı verilmişti ve hatta Espanyol'dan gelen teklifin aklını çelmemesi için yıllık aldığı ücret 2.1 milyon euro'ya çıkarılmıştı...Artık sabırlar taşmak üzereydi herkes Delgado'dan gereken patlamayı yapmasını bekliyordu...Gene sezona çok ıyı baslamıştı bırkaç maç bu temposunu sürdürdü sonra gene istikrarsız bir doneme girdi İnönüde Kocaeline attığı gol hafızalara kazınmıştı Delgado'nun ve ılk yarının sonlarına doğru gecirdigi agır sakatlıkla sezonu kapamıs gıbıydı ikinci yarı İtalya'daki tedavi sürecinden sonra sahalara dönse de istenileni gene veremiyordu. Yerine ligin ikinci yarısında transfer edilen Yusuf ve Rodrigo Tello Delgado'nun yapması gereken herşeyi yapıp Beşiktaşı çifte kupaya kanatlandırıyordu…


Delgado geçtigimiz 3 sezonda fizik yapısı lig için yetersiz, mücadele etmeyi hiç sevmeyen rakiplerden biraz sertlik gördüğü zaman oyundan soğuyan, sorumluluk almayı sevmeyen ama zaman zaman yaptıgı hareketlerle(frikik,pas,şut,çalım) herkesi kendine hayran bırakabilecek yeteneklere sahip olan bir oyuncuydu….

Beşiktaş onun oynadığı son 3 sezonda büyük maçları kazanmakta hep sıkıntı çekti onun yüzünden...bunun nedeni Delgado'nun baskı altında ezilmesiydi...Onun oynadığı bölge, maçı koparacak, oyunu yönetecek oyuncunun oynadığı mevkiydi ama o bazen o mevkinin gerektirdiklerini yaptı çoğu zamanda yapmadı...Her sezon bir bahanesi vardı Delgado'nun...Aslında çok yetenekli ama Beşiktaş'ta tutturamadı gösterilen birçok toleransa rağmen...
Beşiktaşlılar onu sol kanattan getirdiği topları sağ ayağına çekerek harika yaptığı o kesme vuruşları, zaman zaman attığı frikik golleri ve topu kılıçla keser gibi ayak dışıyla attığı paslarla hatırlayacak....

Delgado'nun yerine, oyunun her iki yönünü oynayabilen eski zamanlardaki Mendieta veya Xavi ,İniesta, Alonso tarzında bir oyuncu Beşiktaş'ı devler liginde hiç kimsenin beklemediği yerlere taşıyabilir...

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder